İMAMOĞLU’NDAN TARİHİ REKOR!

77

Resmi olmayan sonuçlara göre İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Ekrem İmamoğlu, son 35 yılın seçim rekorunu kırdı. CHP’nin 23 Haziran’da aldığı oy oranına en yakın oyu 1984 seçimlerinde Anavatan Partisi almıştı. Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Sadi Güven cezaevleri ve seyyar sandıklar dahil olmak üzere 31 bin 342 sandıkta oy kullanma hakkına sahip 10 milyon 560 bin 963 seçmenin oy kullandığını bildirdi.

İstanbul bugün tarihi bir günü yaşadı. Büyükşehir Belediye Başkanlığı için 10 milyon 560 bin 963 seçmen sandık başına giderek oy kullandı. Yapılan oylama sonucunda İstanbulluların yüzde 54’ü CHP’nin adayı Ekrem İmamoğlu’nu tercih ederek başkan seçti. Ak Parti’nin adayı Binali Yıldırım ise yüzde 46’da kaldı.

CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu, partisinin Seçim Koordinasyon Merkezi’nde düzenlendiği basın toplantısında, duygularını paylaşmadan önce Türkiye’ye ve Türkiye adına dünyaya birkaç cümle etme konusunda kendini sorumlu hissettiğini belirtti.

Sandık başında ve seçim kurullarında görev yapan yol arkadaşlarıma, minnet duygularımı ifade ettiğini vurgulayan İmamoğlu, “Şu anda tümünün kalbini, o güzel emeğini yanımda hissediyorum. Onlar iyi ki varlar. Onlar bugünün demokrasi kahramanlarıydı, yaptıklarını güzel bir anı olarak hatırlayacaklar. Öncelikle bugünkü 23 Haziran’da yaptığımız İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi ve tabii ki anlamlı bu seçimin en önemli ifadelerinden birisi de Türkiye’nin demokrasi sürecine olacak olan katkısıydı. Her iki vasfıyla ülkemize ve dünya kenti İstanbul’umuza bugünkü seçimin neticeleri hayırlı olsun, hayırlara vesile olsun.” diye konuştu.

Ekrem İmamoğlu, “Bugün 16 milyon İstanbullu demokrasiye olan inancımızı, adalete olan güvenimizi tazelemiştir. Bunu yalnız bana oy verenler değil, seçimleri büyük olgunluk ve sükunet içinde geçiren bütün vatandaşlarımız sağlamıştır. Her birine yürekten teşekkür ediyorum. Halkımıza, İstanbullu hemşehrilerime minnet duygularımı iletiyorum. Sizler Türkiye’nin demokrasi itibarını tüm dünyanın gözleri önünde korudunuz ve Türkiye’yi yakın coğrafyadaki bazı ülkelere benzetme gayretinde olan dünya ülkelerine de işin aslını öğrettiniz. Yüzyılı aşan demokrasi geleneğimize milletçe sahip çıktınız, teşekkürler İstanbullu hemşehrilerim.” diye konuştu.

Seçimi bir kişi, bir parti, bir grup, bir kesimin değil bütün İstanbulluların, bütün Türkiye’nin kazandığını vurgulayan İmamoğlu, bunu şu an belki herkes tam olarak hissedemese de kısa sürede herkesin böyle hissedeceğini belirtti.

Ekrem İmamoğlu bunu sağlamak için canla başla çalışacağını, hiç kimseyi ayırmayacağını, dışlamayacağını ifade ederek, “Bugün benim için sandıktan sefer görev emri çıkmıştır. Vatandaş bana İstanbul’un işsizlik ve yoksullukla mücadele seferberliğini, yeşil alanlarla donatma seferberliğini, hızlı, kaliteli ve ucuz ulaşım seferberliğini başlatmak ve sonuca ulaştırmak için kutsal bir görev vermiştir. Bu benim hayatımdaki en değerli, en gururlu, en onurlu görevdir. Bu görevi çocuklarıma, eşime, aileme, tüm İstanbullulara mahcup olmadan layıkıyla yapmaktan başka bir hiçbir gündemim, önceliğim yok ve olmayacaktır.” diye konuştu.

Bu seçimin, oluşturdukları İstanbul ittifakının Türkiye için var olan pek çok ön yargıyı da yok ettiğini kaydeden İmamoğlu, hayat tarzı, görünüşü, konuşması, siyasi düşüncesi, birbirinden çok farklı insanlar olarak sevgi ve saygı ortaklığında buluştuklarını anlattı.

“Bugünden sonra her kim giyimine bakarak, hayat tarzına bakarak bir başkası hakkında ön yargı oluşturuyorsa, İstanbul ittifakı aklına gelsin.” diyen İmamoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

“Artık önyargı ve ayrıştırma dönemi bitmiştir. Kardeşlik, sevgi ve saygı dönemi başlamıştır. Ben bu kenti tek başıma yönetecek değilim. Öyle bir deha dünyada da yok zaten. Her kesimden, her insanımızdan en üst seviyede yararlanacağım. Siyasi görüşü ne olursa olsun, liyakat, çalışkanlık ve millete hizmet aşkı olan herkes benimle çalışacaktır, çalışabilir. Parti merkezlerinden, parti ilçelerinden, illerinden alınan referans kağıtlarıyla işe girme dönemleri bitmiştir. Partiler kutsal yapılar değildir. Tabu değildir. Dünyaya farklı bir pencereden baksa da temel amacı milletinin kalkınması ve mutluluğu için çalışan yapılar olmasıdır. Yani partiler bir amaç değildir, hizmette araçtır. Bunu her vatandaşımın bilmesini, duymasını istiyorum. Partiler gibi liderleri de kutsal değildir. Bir parti başkanı, bir belediye başkanı ya da bir cumhurbaşkanı, fark etmez, onları kutsallaştırmak, milletin üzerinde bir yere konumlandırmak asla doğru değildir. Liderlerin yeri milletlerin üstü değil, içinde olmayı gerektirir. En büyük millettir, çünkü egemenlik kayıtsız şartsız sadece ve sadece milletindir. Milyonlarca oy almak, çok büyük sevgi gösterilerine mahzar olmak, iltifatlar duymak liderlerin ayaklarını yerden asla kesmemeli. Aksine mahcup etmeli. Başta kendim gösterilen bu ilgi ve büyük sevgi karşısında ancak boynumu bükerim. Rahmetli dedem ‘makamın büyüdükçe boynun bükülsün’ derdi. Yolum o yoldur. Milyonlarca insana mahcup olmamak için çok çalışacağım.”

İmamoğlu sorumluluğu bulunduğunu ancak gençliği ve çalışkanlığının da olduğunu belirterek, 23 Haziran seçiminde hem ittifak hem parti adayı hem de bağımsız aday olarak çalışan tüm rakiplerine ve demokrasiye katkıları için bu süreçte İstanbul’da bulunan tüm adaylara teşekkür etti.

Bunları da beğenebilirsin

Yorumlar